Tasnif Aşaması Ne Demek? Gündelik Hayattan Komik Bir Yolculuk
Bunu baştan belirteyim, bazen ne yazık ki hayat insanı bir “tasnif aşaması”na sokuyor. Ama bugün biz tasnifin sadece akademik ya da iş dünyasıyla sınırlı bir kavram olmadığını, aslında günlük hayatın her anında karşımıza çıkabileceğini keşfedeceğiz. “Tasnif aşaması ne demek?” sorusuna, her şeyin başına koyduğum mizahi bir bakış açısıyla yaklaşacağım. Ama tabii ki, burada biraz da içsel derinliğime, kaybolmuş düşünce dağarcığıma değinmeden geçemem. Öyle işte, İzmir’deki 25 yaşındaki kafa. Bazen komik, bazen fazla düşünen biri.
Şimdi gözünüzü kapatın. Hayatınızdaki her şeyin bir düzene girmesi gerektiğini hayal edin. Üst üste koyduğunuz her şey birdenbire düzenli bir şekilde tasnif edilecek, sıralanacak, kategorilere ayrılacak. Bir zamanlar gülerek başımıza gelen en küçük yanlış anlamalar bile birer “tasnif aşaması”na dönüşecek.
Tasnifin Temel Anlamı: Kategorize Etmek, Düzenlemek, Sınıflandırmak
Bence tasnif aşamasının en basit tanımı şudur: Bir şeyi, bir durumu ya da bir olayı kategorize etmek, düzenlemek ve ona bir etiket yapıştırmak. Tıpkı iş yerindeki raporları okurken ya da kitapları rafta sıralarken yaptığı gibi. İstemeseniz de hayat bir tasnif sürecidir. Her gün binlerce kararı kategorize ediyoruz: Bu iş yaz, bu iş sağa, şu gün “akşam yemeği” olacak, bu işse sabah kahvaltısı gibi. Aslında biz, hayatımızı bir nevi tasnif aşamasında yaşıyoruz.
Ama “tasnif aşaması ne demek?” diye soranlara, bu açıklamanın yeterli olmadığını düşündüm. Çünkü hayat, bir sistem değildir. Bazen bir kelime ya da bir hareket, kendi başına bir tasnif oluşturur. “Yemek hazır!” dediğinde, o kelime bile tasnif yapar. “O zaman ne demek istiyorsun?” derseniz, hemen anlatayım.
Hayatımda Tasnif Aşaması: Evdeki Dağınıklık
Bir sabah, yatağımda uyanıyorum ve gözümü açar açmaz iç sesim hemen devreye giriyor:
İç Ses: “Hadi bakalım, bugünün görevleri… Hangi dağınıklığı nereye koyacağım?”
Evet, bildiğiniz gibi evde genellikle her şey dağınıktır ve bir sabah uyanınca günlük tasnif aşaması başlar. O an beynimde işler bir anda karışmaya başlar: Çoraplar mı önce mi tasnif edilmelidir, yoksa kahvaltılıkları mı?
Bunu anlatırken, normalde fazla düşünüyor olsam da bazen gerçekten tasnif aşamasının bana hangi sınırları koyduğunu anlamam biraz zaman alabiliyor. Çorapları mı düzenleyeceğim, yoksa dün akşam yediğimiz pizza kutusunu mı? Tüm gün boyunca yemek masasında bırakılan notları mı kategorize etmeliyim, yoksa masadaki dağınık kalemleri mi? Bu sorular arasında kayboluyorum, ama sabah sabah bir “tasnif aşaması”nın tam ortasında buluyorum kendimi.
Bir dostumla konuşuyorum:
“Bu dağınıklığı nasıl toparlıyorsun?”
“İlk önce büyük şeyleri tasnif et, sonra küçük şeylere geç.”
“Bunu yapan insanlar neden mutlu oluyor, ya da düzenli?”
“Çünkü her şeyin yeri belli, ama daha çok kararsız insan var. O yüzden, kararsızlık bazen seni yönlendirir.”
İş Yerinde Tasnif Aşaması: Düzenle, Kategorize Et, Ama Komik Olmadan Yapma
İş yerinde, bazen “tasnif aşaması” biraz daha ciddi bir hale gelir. Çünkü işler tamamen bir düzene sokulmaya çalışılır. Ama işin içinde hep bir mizah vardır. Örneğin, sırf organizasyon adı altında işler her zaman kolayca tasnif edilmez. Özellikle ofis ortamında:
İç Ses: “Hadi bakalım, bugün hangi dosyayı nereye yerleştirsem? Veya bu maili kimseye göndermeden önce, bu projeyi ne zaman tasnif edeceğim?”
Hadi ama, hepimiz o eski ofis kaosunu unutamayız. Küçük küçük dosyalar her yere dağılmış, ve herkesin bilgisayarında tabii ki mükemmel dosya düzeni vardır… ama aslında dağınıklık ofisteki gerçek krallık. Dosyaları tasnif etme adına, gün boyunca bir yığın karar alıyorsunuz ama aslında sonunda çözülmeyen bir dağınıklık bırakıyorsunuz.
“Aaa, raporun tasnifini unuttum!”
“Evet, o dosyayı da doğru yere koymayı unuttum.”
“Ya da bu e-maili sabah mı göndermeliyim? Hangi dosyayı eklemeliyim?”
Tasnif aşaması, bir bakıma kişinin zamanı ve enerjisiyle de ilgili. Her şeyin sıralanması ve düzenli olması gerektiğini düşündüğünüzde, aslında “daha ne kadar sürecek bu iş” diye sormadan edemiyorsunuz.
Gündelik Hayatta Tasnif: Ceviz Kabuğunun İçinde, Kategorize Edilen Her Şey
Hayatta bazen o kadar çok şey bir araya gelir ki, tasnif aşamasına girmediğinizde karışan bir yığın durum oluşur. Mesela, cuma günü eve geliyorsunuz. Çekmecede ne var? Kitaplar mı? Dergiler mi? Dışarıdan alınan pizza kutusuyla, kalemlerin olduğu bir dosya mı?
Tasnif aşaması burada devreye girer. Ama ne yazık ki, bazen sadece bunların düzenini sağlamakla bitmez.
Mesela pazarda etrafa baktığınızda; önce domatesleri mi tasnif edeceksiniz, sonra patlıcanları mı? Onları almak için gittiğinizde bir de bakıyorsunuz ki, domates bölümü sırf yeşil domates ile dolmuş. O an kafanızı biraz karıştıran bir durumla karşılaşıyorsunuz. Ama sonra, iç sesiniz “Bunu kategorize edebiliriz” diyerek sizi rahatlatıyor.
Özet: Tasnif Aşaması, Gerçekten Hayatımızın Her Alanında
İçsel bir savaş veren bir insan olarak, tasnif aşamasının ne demek olduğunu tam olarak çözemedim. Ama şunu biliyorum: Tasnif aşaması, hayatın karışıklığını çözme çabasıdır. Kategorize etmek, düzenlemek ve bir yere koymak, her anı daha anlamlı kılabilir. Gündelik yaşamda karşılaştığımız küçük engellerin ardından, aslında biz her zaman bir tasnif aşamasındayız.
Tasnif yapmaya başladığınızda, her şeyin sırası olduğunu ve bir noktada her şeyin yerli yerine oturacağını fark ediyorsunuz. Tabii ki, hayatta her şeyin düzenli olması bir illüzyon olabilir, ama işte ben de bir İzmirli olarak, bu düzeni o kadar severim ki, “Her şeyin yeri var” diyen birine dönüşüveriyorum.
Sonuçta, evdeki çoraplarınızın bir yerlerde kaybolması, iş yerindeki dağınık dosyalarınız ya da pazarda yeşil domates ile karşılaşmanız aslında bir tasnif aşamasıdır. O yüzden sorumun cevabı aslında çok basit: Tasnif aşaması, her şeyin bir düzene sokulma çabasıdır.