Herkese merhaba, bugün sizlere başımdan geçen bir olayla ilgili düşündüklerimi ve öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum. Bazen hayatın beklenmedik anlarında kendimizi beklemediğimiz şekilde bulabiliyoruz. Ve bazen bir morarma, sadece fiziksel değil, duygusal bir yara da olabilir. Bugün sizlere, bir morarmanın sadece derimizi değil, kalbimizi de nasıl etkileyebileceğini anlatmak istiyorum. Hadi gelin, bu hikâyeye birlikte adım atalım. Morarma 1 Günde Geçer mi? Bir Kaza ve Bir Anlık Şok Bir sabah, yağmurun toprağa dokunduğu o sessiz anlardan biriydi. Melek, her zamanki gibi parkta yürüyüş yaparken birden düşüverdi. Toprağa çarpan dizinin acısı bile bir anda gözlerini yaşartmaya yetmişti. İlk başta, kendini fazla önemsemedi. Birkaç dakika…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kaldırımlar Kimin Sorumluluğunda? Toplumsal Yapılar ve Bireyler Arasındaki İlişki Toplumları anlamaya çalışırken, bazen en sıradan şeylerin bile derin toplumsal anlamlar taşıdığını fark ederiz. Kaldırımlar, şehirlerin belki de en görünmeyen, ama en temel yapı taşlarındandır. Yürürken bir kaldırımı düşünmeyiz, ama kaldırımların varlığı, toplumların nasıl organize olduğuna, bireylerin nasıl davrandığına ve toplumsal normların nasıl şekillendiğine dair önemli ipuçları sunar. Kaldırımlar kimin sorumluluğunda? Bu basit ama derinlemesine analiz edilmeye değer bir soru. Kaldırımlar, fiziksel olarak herkesin erişebileceği bir alanı temsil ederken, toplumsal olarak çok daha karmaşık bir sorumluluk yapısını ortaya koyar. Bu yazıda, toplumsal yapılar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler ışığında, kaldırımların sorumluluğunu…
Yorum BırakKalburabastı Neden Şerbeti Çekmez? Bir Edebiyatın Derinliklerine Yolculuk Kelimeler, sadece anlam taşıyan birimler değil, aynı zamanda bir duygunun, bir zamanın ve bir kültürün izlerini taşıyan derin aynalardır. Her metin, tıpkı bir tatlı gibi, içinde gizli bir anlam barındırır; bazen tatlı bir yansıma, bazen ise acı bir ders… Bugün, çok sevilen bir Türk tatlısı olan kalburabastı üzerinden, kelimelerin ve anlatıların gücünü sorgulamak istiyorum. Bir tatlının şerbeti çekmemesi, yüzeyde basit bir mutfak hatası gibi görünse de, derin bir edebi çözümleme için oldukça zengin bir sembolizm sunar. Tıpkı bir hikayede karakterin geçirdiği dönüşüm gibi, kalburabastının şerbeti de bazen “çekmemek” gibi derin bir anlam…
Yorum BırakKakule Tadı Neye Benzer? Bir Antropolojik Perspektiften Kültürlerin çeşitliliğini anlamak, insanın doğaya, çevresine ve kendi kimliğine nasıl şekil verdiğini keşfetmek demektir. Bu keşifler, bazen en sıradan görünen nesnelerde ve tatlarda gizlidir. Kakule, doğanın sunduğu nadir lezzetlerden biri olarak, farklı kültürlerde ve topluluklarda ne gibi anlamlar taşır? Bir antropolog olarak, bu küçük ama güçlü baharatın, kültürlerin inşa ettiği ritüeller, semboller, topluluk yapıları ve kimliklerle nasıl bir bağ kurduğunu incelemek oldukça ilginçtir. Kakule tadı, sadece bir baharatın sunduğu tat değil; aynı zamanda bir kültürün, bir toplumun veya bir kimliğin izlerini taşıyan bir simge olabilir. Peki, kakule tadı neye benzer ve bu tat,…
Yorum BırakBir zamanlar, Paris’in dar sokaklarında bir restoranda, bir grup arkadaş yemek yiyordu. Gülüşmeler, şişelerden şarapların tınıları ve tabaklardan yükselen kokular arasında, her biri farklı bir dilde bir şeyler söylüyordu. Ama bir soru vardı, her zaman akıllarda: “A la carte hangi dilde?” Bu soruya cevap ararken, yalnızca yemek kültürünü değil, insan ilişkilerini, farklı bakış açılarını ve hayatın derinliklerine inmenin anlamını da keşfedeceğiz. A la Carte: Bir Mutfak Terimi mi, Yoksa Bir Dil Kavramı mı? “A la carte” terimi, Fransızca kökenli bir ifadedir ve kelime anlamı “menüden seçmek” demektir. Ancak bu terim, sadece yemekle sınırlı bir anlam taşımaz. A la carte, aynı…
Yorum BırakDivanü Lügati’t-Türk: İslamiyet Öncesi mi, Yoksa Toplumsal Dönüşümün Simgesi mi? Düşünsenize, bir kitabı okurken, sadece kelimelere değil, aynı zamanda o kelimelerin arkasındaki toplumsal dinamiklere de bakıyorsunuz. Divanü Lügati’t-Türk, kelime dağarcığı ve dil bilimi açısından önemli bir eser olmasının ötesinde, toplumsal yapıyı anlamamızda da büyük bir rol oynuyor. Ancak bu kitap, gerçekten de İslamiyet öncesine mi aittir? Yoksa aslında, o dönemdeki toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet anlayışlarının etkilerini de içinde barındıran bir eserdir? İşte tam bu noktada, bizlere sadece tarihsel bir bakış açısı sunmuyor; toplumsal yapının ve güç dinamiklerinin nasıl şekillendiği hakkında derinlemesine düşünmemizi sağlıyor. Bu yazıda, Divanü Lügati’t-Türk’ün İslamiyet…
Yorum BırakVialand Kimlere Ücretsiz? Bunu Sadece Öğrenmek İçin Bile Gitmeli! Evet, doğru duydunuz! Vialand’e bedava girmenin bir yolu var mı? “Bir dakika, bedava mı? Hangi çılgın proje, hangi akıl almaz fırsat?” diye düşünüyorsanız, yalnız değilsiniz. Vialand, şehrin içinde adeta bir eğlence cenneti, herkesin hayalini süsleyen o muazzam roller coaster’lar, dev dönme dolaplar, bol bol çikolatalı dondurmalar… Ama hiç düşündünüz mü, kimler Vialand’e bedava giriyor? Hadi gelin, birlikte bakalım. Erkekler ve kadınlar arasındaki farklı bakış açılarını eğlenceli bir şekilde harmanlayarak, Vialand’in bedava olma dünyasına dalalım. Vialand’de Bedava Giriş: Efsane mi, Gerçek mi? İlk olarak şunu söylemek gerek: Vialand’in bedava girilen günleri gerçekten…
Yorum BırakFüccar Olmak Ne Demek? Hem Gülümseten Hem De Düşündüren Bir Anlam Herkese merhaba! Bugün, belki de hayatınızda bir kere bile karşılaşmadığınız ama duyduğunuzda “Bu ne demek şimdi?” diyeceğiniz bir kelimeyi, füccar olmak’ı konuşacağız. Evet, doğru duydunuz! Füccar olmak… İlk başta kulağa biraz garip gelse de, aslında bu kelimeyi anlamaya başlayınca bayağı eğlenceli bir hal alacak. Hadi gelin, bu kelimenin derinliklerine inelim, hem de bolca mizah katalım! Peki, “füccar olmak” ne demek? Günlük dilde çok sık karşımıza çıkmayan, ama bir şekilde kulağımıza çalınan bu kelime tam olarak neyi ifade ediyor? Kelimenin anlamı aslında biraz da kişisel bakış açımıza göre değişiyor. Erkekler,…
Yorum BırakTutkulu Bir Merhaba, Dostlar! Şu anda bir doğa yürüyüşünde olduğunuzu, toprak kokusunu içinize çektiğinizi ve bir dağın eteğinde durup “bu yüzey şekli acaba nasıl oluştu?” diye düşündüğünüzü hayal edin. İşte bu his, sizi Jeomorfolojinin — yani yeryüzünün biçim ve süreçlerinin biliminin — büyülü dünyasına davet ediyor. Böyle bir merakla okunmuş bir yazıyı sizin için kaleme alıyorum: hem bilgilendirici hem düşündürücü, hem de “Bu tepe neden böyle olmuş?” sorusunu soran grup sohbeti tadında. Hazırsanız başlayalım. — 1. Kökenlerine Yolculuk: Jeomorfolojik Özellikler Nedir? “Jeomorfolojik özellikler” dedikçe aslında konuştuğumuz şeyler şunlar: dağlar, vadiler, platolar, nehir vadileri, kıyı falezleri… Yani yeryüzünün dış yüzeyinde görülen…
Yorum BırakDemet Sağıroğlu’nun Kimliği Üzerine Felsefi Bir İnceleme: Aslen Nereli Olduğu Sorusu Kimlik, insanın varoluşunun ve benliğinin özüyle bağlantılıdır. Bu, bir kişinin doğum yeri, kültürü, ailesi ve hatta kendi içsel yolculuğuyla şekillenen bir kavramdır. Felsefi olarak, kimlik, bir insanın ‘ben’ dediği şeyin varlıkla, bilgiyle ve etikle ilişkisini sorgular. Peki, Demet Sağıroğlu’nun ‘aslen nereli’ olduğu sorusu, yalnızca biyografik bir detay mıdır, yoksa kimliğinin daha derin katmanlarını keşfetmek için bir kapı aralamaya mı hizmet eder? Epistemolojik Perspektif: Bilgi ve Kimlik Epistemoloji, bilginin doğası, sınırları ve doğruluğunu inceleyen felsefi bir alandır. Kimlik üzerine düşündüğümüzde, bireyin kökeni hakkında sahip olduğumuz bilgi, bu kişinin kimliğini ne…
Yorum Bırak