Fiilimsiler Neye Gelmez?
Fiilimsiler Türkçenin en ilginç dilbilgisel yapılarından biri. Hem fiil gibi davranan ama aslında fiil olmayan, yani daha doğrusu fiil gibi ama fiil olmayan kelimeler… Duyduğunda “Hah, işte bu!” dedirten bir kafa karışıklığı yaratıyorlar. Ama fiilimsilerin neye gelmeyeceği konusuna dair yapılan açıklamalar, işleri biraz daha netleştiriyor. Hadi gelin, fiilimsilerin neye gelmez sorusunu birlikte çözmeye çalışalım, ama kafa karıştırmadan, kolayca anlaşılır bir şekilde.
Fiilimsi Nedir?
Önce fiilimsi nedir, onu bir hatırlayalım. Fiilimsi, kelime türü olarak fiil değil ama fiil gibi davranan sözcüklerdir. Yani bir anlamda fiillerin küçük kardeşleridir. Fiilimsiler, eylemi anlatan bir köke sahip olup, genellikle eylemin nasıl yapılacağını, ne zaman yapılacağını ya da kimin tarafından yapılacağını belirtirler. Ancak fiilimsiler, cümlede fiil gibi kullanılamazlar. Bunun yerine cümlede isim, sıfat ya da zarf gibi işlevlere girerler.
Mesela “görmek” fiili “görüş” ya da “görme” gibi farklı şekillerde karşımıza çıkar. “Görüş” isim olur, “görme” ise sıfat ya da zarf olabilir.
Şimdi bu fiilimsilerin neden ve nereye gelmediklerini anlamaya çalışalım.
Fiilimsiler Nereye Gelmez?
Fiilimsiler, her cümlede fiil gibi kullanılamazlar, çünkü asıl işlevi fiil olmayan bir kelimeye dönüşmektir. Bu yüzden, fiilimsilerin kullanılamayacağı yerleri birkaç başlık altında incelemek daha mantıklı olacaktır. Hazırsanız, ilk kuralımıza geçelim.
1. Fiilimsiler Yüklem Olamaz!
Türkçede bir cümlede yüklem fiil olmak zorundadır. Yüklem fiilimsiler olamaz. Yani bir cümlede fiilimsinin yüklem olarak kullanılması dilbilgisel olarak yanlış olur. Hadi bunu bir örnekle açalım:
Yanlış: Yazmak seviyorum.
Doğru: Yazmayı seviyorum.
Buradaki fiilimsi “yazmak”, fiil olduğu için bu cümlede yüklem olamaz. Çünkü “yazmak” aslında fiilimsidir ve sadece bir isim görevinde kullanılabilir. Ancak “yazmayı” kullanarak cümleyi doğru kurmuş olduk.
Buna benzer bir örneği başka bir şekilde de kurabiliriz. Mesela:
Yanlış: Gelip görmek güzel.
Doğru: Gelip görmek güzeldir.
İçindeki “görmek” fiilimsisi, yüklem yerine fiil olma görevini yerine getiremez. “Güzel” veya “güzeldir” bir yüklem olarak kullanılabilirken, fiilimsi bu görevi üstlenemez.
2. Fiilimsiler Eylemi Tamamlayamaz
Fiilimsiler, eylemin tamamlanmasını gösteren yardımcı öğeler değildir. Yani bir fiilimsinin, cümlenin eylemine ne zaman, nasıl ve ne şekilde yapıldığını açıklamak gibi bir işlevi yoktur.
Mesela şöyle bir cümle kurarsak:
Yanlış: Kitap okumak, ders çalışmak kadar önemli.
Doğru: Kitap okumanın, ders çalışmak kadar önemli.
Bu örnekte, “kitap okumak” fiilimsisi, “kitap okuma” olarak dönüştürülmelidir. Çünkü fiilimsiler bir durumu ya da eylemi açıklama görevinde değillerdir. Yalnızca sıfat ya da zarf olarak kullanılabilirler.
Bununla birlikte, fiilimsiler işlevsel olarak eylemi gerçekleştiren özne veya yüklem olamazlar. Sadece durumu veya durumu değiştiren fiili anlatabilirler. Örneğin, “yürüyüş yapmak” bir fiilimsi olduğu için cümlede yalnızca bir tamamlayıcı öğe olarak kullanılabilir, ana fiil olamaz.
3. Fiilimsiler Fiil Kipi ve Zamanıyla Çelişemez
Türkçede fiilimsiler, fiil gibi ama fiil değil demiştik. Dolayısıyla, fiilimsiler kendi başlarına bir fiilin zamanını ya da kipini taşımazlar. Bu yüzden fiilimsilerin zaman veya kip gibi fiile ait özellikleri alması mümkün değildir.
Mesela:
Yanlış: Ders çalışmaya başlamıştı.
Doğru: Ders çalışmaya başlamıştı. (Zaten doğru cümle.)
Burada “başlamak” fiilimsisi, fiil gibi zaman veya kip almaz. Onun yerine başka bir fiil zamanıyla bağlanabilir. Bunu anlatırken de fiilimsilerin, fiil kipinin içini alamadığını anlamış oluyorsunuz.
4. Fiilimsiler Nesne Olamaz!
Fiilimsiler, fiiller gibi bir nesne alıp cümlede bağlayamazlar. Fiil bir fiilimsiyi kendisine nesne olarak alabilir, ancak fiilimsiler doğrudan nesneyle birlikte kullanılamazlar.
Örneğin:
Yanlış: Kitap okumayı seviyorum.
Doğru: Kitap okumayı seviyorum.
Buradaki cümlede fiilimsi olan ‘okumayı’ fiil olan ‘seviyorum’ cümlesinde nesne gibi kullanılmaz. Fakat, fiilimsilerin nesne olma konusunda birtakım fiillerle birlikte kullanılarak gerçek fiilin yönünü belirtmesinde bir farklılık yaşanabilir.
5. Fiilimsiler Şart Cümlesi Olamaz
Türkçede şart cümleleri, bir eylemin yapılması için gerekli olan koşulları ifade eder. Fiilimsiler ise bu tür yapıları oluşturamazlar. Çünkü fiilimsiler sadece bir durumu ifade ederken, şartı anlatamazlar.
Mesela:
Yanlış: Gelmek için istediği zaman gelmek zorundaydı.
Doğru: Gelmek için istediği zaman gelmeliydi.
Şart cümlesi yapmak için şart kipinde kullanılan fiilin doğru şekilde kullanılması gerekir. Ancak, fiilimsiler her zaman belirli bir durumu ifade ederken, bu tür cümle yapıları kuramazlar.
Sonuç: Fiilimsilerin Kısıtlı Alanları
Fiilimsiler dilde oldukça önemli bir yere sahip olsa da, her cümlede fiil gibi kullanılamazlar. Yüklem olamazlar, eylemleri tamamlayamazlar, fiil kip ve zamanlarıyla çelişemezler, nesne olamazlar ve şart cümlesi oluşturamazlar. Fiilimsilerin sınırlarını anladığınızda, bu yapıları doğru bir şekilde kullanarak dilinizi daha güçlü ve doğru bir hale getirebilirsiniz.
Fiilimsiler, fiiller gibi ama fiillerin yükünü taşıyamazlar; onlar daha çok bir yardımcı, ya da dekor gibi, dilin bütününde önemli bir rol oynarlar. Şimdi siz de fiilimsileri doğru bir şekilde kullanmaya başladınız, değil mi?