Bir kontratın içinde sıkışıp kalmak: Kontrat nasıl feshedilir? sorusunun ilk kez aklıma düştüğü an
Kayseri’de kış başka bir sert olur. Rüzgârın yüzünü kesip geçtiği, sokak lambalarının bile daha solgun yandığı akşamlardan biriydi. O gün elimde tuttuğum kâğıt parçasına bakarken içimde garip bir sıkışma vardı. Sanki sadece bir belgeye değil, kendi hayatıma imza atmışım gibi hissediyordum.
“Kontrat nasıl feshedilir?” sorusu o an kafamın içinde yankılanmaya başladı ama aslında o soruyu sormadan önce çoktan bir yere bağlanmıştım.
Yeni bir iş, yeni bir başlangıç gibi görünüyordu her şey. İlk günlerimde heyecanlıydım. Sabahları erkenden kalkıyor, işe giderken kendime “bu sefer olacak” diyordum. Günlüklerime bile umut dolu cümleler yazmıştım. Ama zaman geçtikçe bazı şeyler değişti. Küçük rahatsızlıklar büyüdü, görmezden geldiğim detaylar ağırlaştı.
İlk çatlak: Sessizce büyüyen bir huzursuzluk
Herkese merhaba! Bugün Muniorganizasyon olarak sizlere “Kontrat nasıl feshedilir” hakkında rehber niteliğinde bir yazı sunuyoruz.
İş yerindeki odamda otururken dışarıdaki Kayseri soğuğunu camdan izlerdim. İçerisi sıcak olurdu ama içimdeki huzursuzluk hiçbir zaman ısınmazdı. Bir gün yöneticim masama geldi ve elindeki dosyayı bıraktı.
“Bununla ilgili kontratı gözden geçirmen gerekiyor,” dedi.
O an ilk kez “Kontrat nasıl feshedilir?” sorusu zihnime bir kıvılcım gibi düştü. Sanki daha önce hiç düşünmediğim bir kapı açılmıştı.
O gece eve döndüğümde defterimi açtım. Yazmaya başladım ama cümlelerim bile düzensizdi. “Burada mutlu muyum?” diye sordum kendime. Cevap vermek istemedim çünkü cevabı biliyordum ama kabul etmek istemiyordum.
İnsan bazen bir gerçeği bilse bile onu görmezden gelir. Ben de öyleydim.
Kontrat nasıl feshedilir? sorusunun geceleri büyüyen ağırlığı
Geceleri uyuyamaz hale gelmiştim. Telefon elimde, sürekli aynı kelimeleri arıyordum: “Kontrat nasıl feshedilir?”
Sadece bir hukuki süreç gibi görünüyordu ama benim için çok daha fazlasıydı. Sanki sadece bir işten ayrılmak değil, bir kimliği geride bırakmak gibiydi.
Bir gece annem mutfaktan seslendi:
“Yüzün düşmüş, bir şey mi oldu?”
Cevap veremedim. Çünkü olan şey basit değildi. İçimde hem korku vardı hem de garip bir özgürlük isteği. Bir yandan devam etmek istiyor, bir yandan kaçmak istiyordum.
O an fark ettim ki kontratlar sadece kâğıt üzerinde bitmiyordu. İnsan içinde de bir şeyleri feshetmek zorundaydı.
İlk adım: Cesaretin en sessiz hali
Bir sabah işe gitmeden önce karar verdim. Artık bu durumun içinde kalamayacaktım. Ama yine de emin değildim.
“Kontrat nasıl feshedilir?” sorusunu bu kez sadece internetten değil, insanlardan da öğrenmeye başladım. Bir arkadaşım “önce yazılı bildirim yapman gerekir” dedi. Bir başkası “ihlaller varsa süreç farklı işler” diye ekledi.
Ama kimse bana içimdeki düğümü nasıl çözeceğimi söylemedi.
O gün iş yerine gittiğimde masama oturdum ve bilgisayarı açtım. Parmaklarım klavyede durdu. Ekrana boş boş baktım. İçimde bir ses “devam et” diyordu, bir diğeri “bırak gitsin”.
O an anladım ki mesele sadece kontratı feshetmek değildi. Asıl mesele kendimi bu kararı almaya ikna etmekti.
Kararın eşiğinde: İnsan en çok kendine karşı zorlanır
Şunları da İnceleyin: Kontrat konusu nedir ?
Öğle arasında dışarı çıktım. Kayseri’nin o keskin soğuğu yüzüme vurduğunda kendime geldim. Bir banka oturdum. İnsanlar yanımdan geçiyordu, herkesin bir yere yetişme telaşı vardı.
Ben ise yerimde durmuştum.
Defterimi açtım ve yazdım:
“Kontrat nasıl feshedilir? Bilmiyorum. Ama burada kalmak beni yavaş yavaş tüketiyor.”
O cümleyi yazarken gözlerim doldu. Çünkü ilk kez kendime dürüst olmuştum. Hayal kırıklığı, içinde büyüyen bir kırgınlık gibi oturmuştu göğsüme. Ama aynı zamanda küçük bir umut da vardı. Sanki bir kapı aralanıyordu.
Fesih dilekçesi: Bir sayfaya sığmayan duygular
Ertesi gün masama oturup fesih dilekçesini yazmaya başladım. Basit görünüyordu ama hiçbir şey basit değildi.
“Kontrat nasıl feshedilir?” sorusunun cevabı artık önümdeydi ama teorik olarak değil, pratik olarak.
Cümleleri yazarken ellerim titriyordu. Her kelime sanki bir şeyi koparıyordu içimden. Sadece bir işten ayrılmıyordum; alışkanlıklarımdan, düzenimden, belki de kendimden bir parçadan ayrılıyordum.
Dosyayı yazdırıp elime aldığımda bir an durdum. Bu sadece bir kâğıt parçasıydı ama benim için bir dönüm noktasıydı.
Koridorda yürürken duvarlar bile daha farklı görünüyordu. Sanki her şey biraz daha sessizdi.
Son konuşma: Sessiz bir veda
Yöneticimin odasına girdiğimde kalbim hızlı atıyordu. Elimdeki kâğıdı uzattım.
“Karar verdim,” dedim.
O an yüz ifadesini hatırlıyorum. Şaşkınlık, biraz hayal kırıklığı, biraz da kabulleniş vardı.
“Emin misin?” diye sordu.
O soruya hemen cevap veremedim. Çünkü aslında emin olmak diye bir şey yoktu. Sadece devam edemeyeceğimi biliyordum.
“Evet,” dedim sonunda. “Kontrat nasıl feshedilir diye çok düşündüm. Ama daha çok burada kalırsam kendimi kaybedeceğimi düşündüm.”
O an oda sessizleşti. Sanki zaman biraz yavaşladı.
Çıkış kapısı: Hem kayıp hem özgürlük
Binadan çıktığımda Kayseri’nin soğuğu yine yüzüme çarptı. Ama bu kez farklıydı. Aynı rüzgâr daha hafif geliyordu.
İçimde garip bir boşluk vardı. Ama bu boşluk korkutucu değildi. Aksine, yeni bir şeyin geleceğini hissettiriyordu.
Yürürken cebimdeki telefon titredi. Bir mesaj geldi. Arkadaşım yazmıştı:
“Nasılsın?”
Bir süre ekrana baktım. Sonra sadece şunu yazdım:
“Yeni başlıyorum.”
Muniorganizasyon ekibi olarak “Kontrat nasıl feshedilir” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!
Sonra gelen sessizlik ve yeniden kurulan benlik
Eve döndüğümde defterimi açtım. Uzun zamandır ilk kez içim bu kadar sessizdi. Ama bu sessizlik boş değildi.
O gün anladım ki “Kontrat nasıl feshedilir?” sorusu sadece bir işten ayrılma süreci değilmiş. İnsan bazen kendini tüketen şeyleri de feshetmek zorundaymış.
Bir sayfaya sığan imzalar, bazen bir hayatın yönünü değiştiriyormuş.
Ve ben o imzayı attığımda, aslında korkularımı da geride bırakmıştım.
Kayseri’nin gecesi yine soğuktu. Ama ben ilk kez üşümüyordum.